Şarap Rotaları

 Slowtravelguide

Türkiye’deki Üzüm Bağları ve Şarap Rotaları

Bizler, her zaman Türkiye’nin her zevke ve her bütçeye uygun bir şeyler sunan mükemmel bir ülke olduğunu söyler dururuz. Bunun yanı sıra, Türk yemekleri de o kadar lezzetlidir ki, bazıları UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültür Mirası” listesinde yer alır. Ancak, acaba kaç tanemiz Türkiye’deki şarap rotalarının varlığından haberdarız?

İşte bu şarap rotalarını takip ederek muhteşem manzaralar eşliğinde, şirin köyler, kasabalar, şehirler ile insanı büyüleyen onlarca antik ören yerini ziyaret ederek Türkiye’nin büyük bir bölümünü gezip görmeniz mümkündür. Bu gezileriniz esnasında bazen bağlar arasındaki küçücük butik bir şaraphanede, bazen de kurumsal ünlü bir şarap fabrikasında en nadide Türk şaraplarını tadabilirsiniz. Bize soracak olursanız, bu şarap rotalarını takip etmek, Türkiye’yi keşfetmenin harika alternatif bir yoludur.

Türk Şarapçılığının Tarihçesi

Eğer Türkiye’yi bir şarap ülkesi olarak düşünemiyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Anadolu’da şarap ve şarapçılığın tarihi 7000 yıllık bir geçmişe dayanır. Hititler döneminde dini törenlerde şarabın tanrılara sunulduğunu, bağcılık ve şarap yapma sanatı olarak bilinen vitikültürün Hitit yasalarıyla korunduğunu ve her bir hasat ve bağ bozumunun şenliklerle, bayramlarla kutlandığını biliyoruz. (Laf aramızda, bu bizim çok hoşumuz gitti).

Hititlerden sonra Frigler şarabı beslenmelerinin önemli bir parçası olarak görmüşler ve onu Yunanlı sömürgecilere ve tacirlere de öğretmişlerdi. M.Ö. 6. yüzyıla gelindiğinde Anadolu’dan yapılan şarap ticareti İtalya ve Fransa’ya kadar uzanmış, böylece Anadolu’nun ünlü “Misket” üzümü Avrupa’da “Muscat” olarak ün kazanmıştı.

Daha sonraları, 11. Yüzyıldan itibaren, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamiyet’in yayılmasından sonra bile Anadolu’da şarapçılık devam etmiş, 19. yüzyılın ikinci yarısında şarap üretimi rekor seviyelere ulaşmıştır. Ancak, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı yıllarında şarapçılığın, özellikle Trakya ve Ege Bölgesinde harp şartlarından çok olumsuz etkilendiğini görüyoruz.

Son zamanlarda, özellikle 80’li yıllardan itibaren dışa açılan Türk ekonomisinin dünya ekonomileriyle entegre olması ve turizm sektörünün giderek büyümesi ile üretim ve satışlarda büyük bir patlama yaşanmış, ülkedeki şaraphane ve şarap fabrikaları uluslararası standartlara uyabilmek adına yeni yatırımlar yapmaya başlamışlardır.

Günümüzde Türk şarapları hem Anadolu’ya has yerli, hem de uluslararası şöhreti olan üzüm türlerinden yapılmaktadır.

Türkiye Şarap Bölgeleri ve Rotaları

Genel olarak, Türkiye’yi her biri diğerinden farklı üzümlerden farklı şaraplar üreten üç ana bölgeye ayırabiliriz. Her bir bölgenin kendine has şarap bağlarını takip edebileceğiniz ve bu arada ülkeyi gezip görebileceğiniz farklı rotaları mevcuttur.

Marmara Veya Trakya Şarap Rotası

Günümüzde üzüm bağlarıyla Türk şarap üretiminin yaklaşık %15’ini gerçekleştiren Marmara veya Trakya bölgesi Türkiye’nin en popüler şarap rotasını oluşturur. Bu bölgenin şaraplarında Adakarası, Cabernet Franc, Cabernet Sauvignon, Chardonnay, Cinsault, Gamay, Kalecik Karası, Merlot, Papazkarası, Riesling, Sauvignon Blanc, Semillion, Şiraz (Shiraz,Syrah) ve Viognier gibi farklı üzüm türleri kullanılmaktadır.

Marmara bölgesi sıcak yazları, mutedil kışları ve yüksek nem oranıyla şarapçılığa son derece elverişli mikro klimalara sahip bir bölgedir. Bu arada, hazır buralara gelmiş ve Trakya bölgesinde geziyorsanız, Edirne’ye de uğrayıp, UNESCO’nun Dünya Mirası listesindeki Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’ni de mutlaka gezip görmenizi tavsiye ederiz.

Ege Bölgesi Şarap Rotası

Ege bölgesindeki üzüm bağları, sizleri Türkiye’deki şarap üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştiren şarap rotasına götürecektir. Bu bölgede uzun ve sıcak yazları, ılıman kışları ile Alicante Bouchet, Boğazkere, Bornova Misketi, Cabernet Franc, Cabernet Sauvignon, Carignan, Chardonnay, Çalkarası, Çavuş, Dimrit, Grenache, Kalecik Karası, Karalahna, Kuntra, Malbec, Merlot, Mourvedre, Narince, Öküzgözü, Petit Verdot, Pinot Noir, Sangiovese, Sauvignon Blanc, Şiraz (Shiraz-Syrah), Sultaniye, Tempranillo, Vasilaki ve Viognier gibi sayısız üzüm türlerinin yetiştirildiği harika bir ılıman Akdeniz ikliminin özelliklerinin tadına varacaksınız.

Eğer şaraplarıyla ünlü Bozcaada’da gezip dolaşacak olursanız, adanın çeşitli yerlerinde hâlâ geleneksel yöntemlerle bağcılık yapıldığını ve asmaların sırıklara ve çalılara sardırıldığını görürsünüz. Harika üzüm bağları ve şarap rotalarını bünyesinde bulundurmasının yanı sıra, Ege bölgesi Truva, EfesAfrodisiasPamukkale-Hierapolis gibi UNESCO Dünya Mirası ören yerlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Adı her ne kadar Ege bölgesi olsa da, bu şarap rotası Akdeniz bölgesinde bulunan Antalya’ya kadar uzanmaktadır.

Anadolu Şarap Rotası

Anadolu şarap rotaları çok geniş bir coğrafyaya yayılır. İç Anadolu’da Ankara ve Kapadokya’dan başlayıp Tokat’a kadar uzanan, oradan güney ve güneydoğuda Diyarbakır’ı da içine alan çok geniş bir bölgeyi kapsar. Yazların kurak ve sıcak, kışların sert ve soğuk geçtiği karasal iklimine sahip bu yörede gece ve gündüz ile yaz ve kış arasındaki büyük ısı farklılıkları, çok değişik yerli tür ve lezzette üzüm ve şarabın üretilmesine de olanak sağlar. Aynı farklılıkları gerek topoğrafya da gerekse toprak ve arazi şartlarında da görmek mümkündür.

İç Anadolu ve Kapadokya bölgesinin şarapları genelde Chardonnay, Dimrit, Emir, Kalecik Karası, Malbec, Narince, Öküzgözü, Sauvignon Blanc ve Tempranillo üzümlerinden yapılırken, kuzey Anadolu taraflarında Boğazkere, Kalecik Karası, Öküzgözü ve Şiraz (Shiraz-Syrah) cinsi üzümler ağırlıktadır. Ancak, doğu Anadolu’ya doğru Tokat, Malatya ve Elazığ dolaylarında Boğazkere, Narince ve Öküzgözü gibi üzümler tercih edilirken, Diyarbakır’da sadece Boğazkere bilinir.

Anadolu rotası sadece şarap tutkunları için heyecan verici bir bölge olmakla kalmayıp, kültür ve doğa sevenler için de mükemmel olanaklar sunar.

Türkiye’de ki Bağ Ve Şaraphane Ziyaretinizde Sizi Neler  Bekliyor Olabilir?

Türkiye’deki şarap rotaları, önceden bilinen ve belirlenmiş güzergâhlar olduğundan ötürü, biz yine her zaman yaptığımız gibi bilinmeyen veya daha az bilineni aramanın ve bulmanın daha iyi olacağını düşündük. Bu merakımız bizi daha önce bahsettiğimiz rotalar üzerinde bulunmayan bir bağı ve şaraphaneyi ziyarete götürdü.

Biz sizlere Türkiye’de bir bağ ve şaraphane ziyaretinde, nelerle karşılaşabileceğiniz ve nasıl bir deneyim yaşayabileceğinizi göstermek amacıyla Datça Bağcılık ve Şarapçılık ziyaretimizi anlatacağız. Ayrıca, bir şaraphane ziyareti yapmadan önce planlama aşamasında kendinize sorabileceğiniz bazı sorulara da yanıt vermeye gayret edeceğiz.

Bağlar ve şaraphane ne zaman ziyarete açıktır?

Sizin ziyaretinizi planladığınız günlerde herhalde şaraphanenin kapalı olduğunu ve ziyaretçi kabul etmediğini öğrenmek istemezsiniz. Datça Bağcılık ve Şarapçılık işletmesi için böyle bir endişeye gerek yok. Zira işletme yılın her günü 9.00-22.00 saatleri arasında açık.

Önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor mu?

Bazı şarap imalathaneleri davetsiz misafirler için hazır değildir ve önceden rezervasyon yaptırmanızı gerektirir. Bu gibi durumlarda hayal kırıklığına uğramamak için önceden şaraphaneyi mutlaka arayın.

Bireysel olarak ziyaret etmek mümkün mü? Yoksa sadece (küçük) grup rezervasyonlarını mı kabul ediyorlar?

Rahat ortamı sayesinde kaç kişi olursanız olun, ne zaman isterseniz Datça Bağcılık ve Şarapçılık işletmesini ziyaret edebilirsiniz. Ancak, diğer şaraphaneler genelde küçük gruplar halinde gezdirmeyi tercih etmekteler.

Şarap burada mı üretiliyor?

Şarap üretimine duyduğunuz merakla doğru orantılı olarak, şarap üretiminin nerede yapıldığını ve bu üretim tesisinin ziyaretçilere açık olup olmadığını öğrenmek isteyebilirsiniz. Bizim, Datça’da ziyaret ettiğimiz işletmede hiçbir sınırlama yoktu ve üzüm bağından şarap şişesine kadar uzanan tüm süreci yerinde görebilme imkânımız oldu.

Şarap satın alma seçeneğiniz var mı?

Hemen hemen her şaraphanede satış yapılıyor ama yine de önceden sormakta yarar var.

Şarap tadımı yapmak mümkün mü?

Sipariş vermeden önce şarabın tadına bakabilir miyiz? Veya gerçek bir şarap ve yemek eşleştirme etkinliğine katılma şansımız olur mu? Örneğin, Datça Bağcılık ve Şarapçılık işletmesinde sipariş vermeden önce o şarabın tadına bakabilir veya bir kadehi dolduracak miktardaki üç farklı şaraptan azar azar sipariş verebilirsiniz. Size de şarabınıza eşlik eden peynir tabağını alıp, güzel bir manzaraya karşı oturup keyif sürmek kalır.

Ziyaret etmek için en uygun mevsim hangisidir?

Unutmayın ki üzüm bağlarının görüntüsü mevsimden mevsime değişiklikler gösterir. Örneğin, kışın asmalarda yaprak göremezsiniz. Ama sizin için önemli olan asma ve bağ değil de şarapsa görüntünün pek fazla önemi yoktur. Ancak, doğayı tüm ihtişamı ile görmek istiyorsanız Mayıs – Haziran veya Eylül –Ekim ayları en uygun zamanlardır. Ancak, yaz aylarında havanın çok sıcak olduğunu ve bağlar arasında gölgelik bir yer bulmanın da pek o kadar kolay olmadığını hatırlamanızda yarar vardır.

Hasat ne zaman yapılır?

Datça Bağcılık ve Şarapçılık işletmesinde hasat genellikle Ağustos ayının ilk yarısında yapılmasına karşın, bağlardaki Öküzgözü üzümlerinin hasat zamanı için bir süre daha beklemek gerekecektir. Diğer bölgelerdeki hasat zamanı bulundukları yerin iklimin özelliklerine göre farklılık göstererek, belki biraz daha geç olabilir. Pek çok bağda harika bir deneyim olan bağbozumu etkinliklerine katılmanız mümkündür.

Geceyi geçirmek için konaklama imkanı var mı?

Eğer, grupla ve turla değil de, kendi arabanızla geziyorsanız, ziyaret ettiğiniz şarapçılık tesisinde gecelemek harika olacaktır. Ancak her şarapçılık tesisinde konaklama imkânı bulunmadığından, bunu önceden öğrenmeniz ve konaklama işini önceden ayarlamanız gerekecektir. Örneğin, Datça Bağcılık ve Şarapçılık tesislerindeki harika misafir odaları 2019 yılında hizmete girmiş olup, her birinde ayrı jakuzi bulunan deniz manzaralı odalardan bağları da görmek mümkündür.

Pek çok butik şaraphane işletmesi gibi, Datça Bağcılık ve Şarapçılık tesisleri de bir aile işletmesi. İşletme sahibinin oğlunun dediği gibi, burası bir emeklilik projesi olarak başlamış, giderek büyüyerek böyle bir işletme haline gelmiş. Tam da bizim sevdiğimiz gibi küçük ölçekli, sevgiyle yoğrulmuş ve pek çok kişisel detayları olan şirin bir yer.

Türkiye’nin harikulade manzaralı, lezzet duraklarıyla dolu şarap rotalarında gezerken hem Türk şaraplarını tatmış, hem de bu yerel lezzetleri üreten insanları ve ülkeyi tanımış olursunuz. 

© 2016-2022 All rights reserved by slowtravelguide.net.
The content of this website is copyright protected and the property of slowtravelguide.net.No part of this website may be reproduced in whole or in part in any manner without the written permission of the copyright owner.
Copyright ©2016-2022 Tüm hakları saklıdır. Bu (slowtravelguide.net.) web sitesinin içeriği koruma altındadır ve slowtravelguide.net.Buradaki hiçbir içerik (yazı,fotoğraf,video vb.) izinsiz olarak kopyalanamaz, alıntı yapılamaz,başka yerde yayınlanamaz.